Tiroidin Düzelmiyorsa Bakman Gereken En Kritik Şey!

Süre:

Oynatıcı, düğmeye bastığınızda YouTube'dan (youtube-nocookie.com) yüklenir. YouTube'da izleyin

Video açıklaması

Demir tiroid fonksiyonları için en önemli mineral. Ülkemizdeki menapoz öncesi kadınların neredeyse tamamının demir eksikliği çektiğini düşünürseniz bence en önemli konulardan biri bu!

Açıklamanın tamamı

Bana katılın, demir ve tiroid ilişkisini beraber konuşalım.

Uyarı: Videoda bahsedilen hususlar ve verilen öneriler bir uzmana danışmadan uygulanmamalıdır. Oluşabilecek zarar ve kayıplardan Dr. İsmail Can Çiftçi sorumlu tutulamaz.

Otomatik döküm

Bu metin videonun otomatik altyazısından çıkarıldı; düzeltilmedi, hata içerebilir. Doğrusu videodaki anlatımdır.

0:00 Tiroid hormonu kullanan hastaların bir kısmı hormon kullanmasına rağmen bir türlü iyileşemiyorlar. Ya iyileşemiyor, düzelemiyor. Sorun ne? Abi sorunu yıllardır düşünüyoruz. Bak, yıllardır düşünüyoruz ve ben bu sorunun %80’ini halledebilecek bir çözüm buldum. Bunun adı demir. Ya çok saçma geliyor. Yani demir bunu nasıl çözebilir? Ne alakası var tiroidle demirin diyorsanız bak, gelin beni dinleyin. Ben size kanıtlarıyla beraber bunu anlatacağım. Sonrasında da bu demiri nasıl kullanmalıyız, hangi seviyede tutmalıyız, tüm detayları harika bir şekilde bahsedeceğim. Çok güzel bir not hazırladım. Gelin size tane tane anlatayım. Bakın şimdi, birincisi şu, bu tiroid hormonlarını üreten hormon tiroid peroksidaz. Bu hormonları yapan enzim bu. Bu enzim bilin bakalım neyle çalışıyor? Neyle? Sizce neyle? Tabii ki demirle çalışıyor. Ve eğer demirin eksikse, vücudunda iyot da olsa, diğer tiroid hormonlarının yapı taşları da olsa demir olmadan yeterince iyi tiroid hormonu sentezlenmiyor. Yani bak, tiroid hormonunu sentezleyebilmek için bir demire ihtiyacın var. İkincisi, şimdi burada belki laboratuvarda dikkatinizi çekmiştir. Bir T4 var, bir de T3 var. Şimdi burada T4 hammadde gibi düşünebilirsiniz. T4 de bir tiroid hormonu fakat asıl etkili olan, yani asıl metabolizma hızınızı değiştiren, vücut sıcaklığınızı kontrol eden, enerjinizi kontrol eden şey T3. T4’ün T3’e lazım. Bu dönüşümü sağlayan da bir enzim var. Bu enzim bilin bakalım neyle çalışıyor?

1:36 Yine demire ihtiyaç var. Yani dolayısıyla siz yeterli hormon üretseniz bile bu hormonu aktive edebilmek için de yine demire ihtiyacınız var. Şimdi hani diyorlar ya hastalar, “Ben tiroid ilacı kullanıyorum ama iyi hissetmiyorum.” Niye? Çünkü verdiğimiz tiroid ilacı T4, T3 değil. T4’ü veriyoruz lök diye. E demiri eksik. Tamam veriyorum TSH’yi, T4’ü ama T3’ü düşük. Niye? Çünkü demiri eksik. İkinci konumuz, bence en önemli konumuz bu. Bak şimdi bir de şöyle bir konu var. Bu TSH ve TSH’yi salgılatan TRH denen bir hormon var. Bu ikisinin dengesinde çeşitli mekanizmalar rol alıyor ve bu TSH TRH’ın döngüsünde de yine demir kullanılıyor. Dolayısıyla burada demir hem T4 T3, hem T4’ün salınımı, hem TSH’ın dengelenmesi. Bak tüm aşamalarda demir kullanılıyor. Yani istediğin kadar bu işe müdahale et, istediğin kadar Hashimoto için bilmem ne diyeti yap. Demirin eksikse bak hiçbir halt yaramıyor. Yine devam ediyorum. Şöyle bir veri var. Bu levotiroksin kullanan, yani tiroit ilacı kullanan hastaların %30’u, %30’u, %50’si, farklı çalışmalarda farklı sayılar var. Bunlar bu hormonu yeterli kullanmalarına rağmen, az önce bahsettiğim, kronik yorgunluk çekiyorlar. Ve bu hastalara demir verdiğinizde bu hastalar kendini iyi hissediyor. Çok garip ama böyle. Şimdi burada tabii ki bilmemiz gereken şey şu. Bence hekim arkadaşlarımın da hani

3:09 bazılarının düştüğü hata şu. Demir eksikliği biliyorsunuz kansızlığa sebep oluyor. Yani demiriniz çok eksikse bu kan hücreli hemoglobin de demirden üretildiği için, yani demir bir yapı taşı olduğu için, belli bir yerden sonra kansızlık oluşuyor. Hekim arkadaşlarımızda şöyle bir bence sorun oluyor. Diyorlar ki kansızlık oluşmamış, demek ki yeterli demir var. Bu sebep-sonuç ilişkisi kurmakla alakalı fakat buradaki problem şu. Kansızlık başlamadan demir eksikliği varsa da demir eksikliğinin bulguları meydana geliyor. Yani işte yorgunluk meydana geliyor, tiroit hormonları bozuluyor. Niye? Çünkü kansızlık artık deponun neredeyse tamamen bittiğinin bir göstergesi ve neredeyse tamamen bitene kadar zaten tüm fonksiyonlar bozuluyor. Şimdi bana diyeceksiniz ki can demir bu kadar önemli mi? Bu kadar kullanılan bir şey mi? Hemen size anlatayım ne kadar önemli olduğuyla ilgili tuttuğum notlar. Senin geninin %2’si demiri bağlayan proteinleri kodluyor. Bak bu ne kadar önemli sana şunu söyleyeyim. İşte karaciğerdeki binlerce enzim detoksifikasyon, beynindeki nörotransmitterler, hormonların bla bla milyonlarca mekanizma var ve bu milyonlarca mekanizmayı kontrol eden birer birer genler var ve bu genler şimdi hayal edemezsiniz ne kadar fazla olduğunun. Fakat bu kadar fazlalığa rağmen bu genlerin kodladığı genomu düşünün sadece demiri bağlayan proteinleri kodlayan %2. Yani vücudun için o kadar önemli ki genetik materyalinin o şifrenin %2’sini demire ayırmış. Neredeyse her yerde

4:46 kullanılıyor. Taşıyıcı proteinler demir o kadar kritik ki her yerde kullanılıyor. E bunlardan biri de tiroit. Şimdi dolayısıyla şuraya geleceğim. Aslında burada işte kansızlık olmadan demir eksikliği başlamışsa tiroit fonksiyonları bozuluyor, diğer enzimler bozuluyor, vücut sıcaklığını kontrol etme dengem bozuluyor. Burada dopamin sentezim bozuluyor. E dolayısıyla ne oluyor demir eksikliği olan adamda? Mutsuzluk oluyor. Kendini çok üşür hissediyor. Adrenalin salınımı bozuluyor. Adrenalin salınımı bozulunca hep bir çarpıntı, hep bir korku içinde oluyor. E korkunç, korkunç bir döngü. Şimdi bir de tabii şöyle bir şey var. Tiroit hormonu eksikliği yani hipotiroidi, yani yavaş tiroidin olması demir emilimini bozuyor. E az önce anlattım. Demir emiliminin bozuk olması tiroidi yavaşlatıyor. E başa döndük yine tiroit hormonu yavaşlarsa demir emilimi bozuluyor. Dolayısıyla bir kişide tiroit yavaşlığı varsa, hipotiroidi varsa demir eksikliğine meyil oluşturuyor. Bu bir paradoks oluşturuyor ve yapılan çalışmalar şunu söylüyor. Demir eksikliği varsa ve tiroid hormonu eksikliği varsa, demirle tiroidi beraber vermek, burada kastedilen aynı zamanda vermek değil, yani bunları eş zamanlı vermek, aslında tedavinin daha optimal olmasını sağlıyor. Bu arada, bu kişilerde emilim bozukluğu olduğu için, her zaman ağızdan demiri vermek de işe yaramıyor. Yani diyelim ki bir kişide hipotiroidi var, yavaş tiroidi var. Ve bu kişiye siz ağızdan sürekli demir veriyorsunuz ve demiri yükselmiyor, ferritini yükselmiyor. Ferritini

6:21 yükselmeyince ne yapacaksınız? O zaman bunu damardan vermeyi düşüneceksiniz. Neden? Çünkü zaten tiroidin yavaş olması emilimi bozuyordu. Bu kişinin emememesi normal olabilir. Bunu da bir düşünmek lazım, çünkü bu hastalar böyle hastane ve ev arasında gidip geliyorlar ve demirleri yükselmiyor. Hocam, yükselmiyor, yükselmiyor, niye? Muhtemelen emilim sorunu var. Bunu da bir düşünmek lazım. Tabii bir de şöyle bir şey var, bu demiri fazla verirsek, bu da tiroiddeki iltihaplanmayı artırabilir. Bakın, burada fayda-zarar prensibi çok önemli. Ben size şimdi birazdan demiri ne kadar vermemiz gerekiyor, yani ferritini hangi seviyelerde tutmamız gerekiyor, ondan bahsedeceğim. Bence en kritik nokta bu, burayı beklemeniz lazım. Çünkü bu demiri yeterli verirsek işe yarayacak, fazla verirsek tiroiddeki iltihaplanmayı artırabilir. Bakın, bir diğer konu da şu, hani dedim ya Hashimoto tiroidin iltihabı, bu tiroid iltihabı denen bir durum var. Yani bağışıklık sisteminiz bu tiroidin kendisine saldırıyor. Doğru mu? Doğru. Şimdi buna biz otoimmün tiroidit diyoruz, Hashimoto tiroiditi de deniyor buna. Şimdi Hashimoto tiroiditinde şöyle bir bilgi var, bu kişilerde demir eksikliği buradaki antikorların miktarını artırıyor. Yani bu şu demek, sizin demiriniz eksikse, tiroidinizdeki iltihaplanma artıyor. E burada demiriniz fazlaysa da iltihaplanma artıyor. Yine eee burada başa döndük. Neymiş? Doğru seviyeyi yakalayacağız. Şimdi gelin size doğru seviyeden bahsedeyim. Laboratuvarda kendi sonuçlarınızı

7:54 açarsanız burada bizim için önemli olan burada ferritinin yani işte demir, demir bağlama kapasitesi gibi parametreler de önemli. Fakat bunları yorumlaması biraz da zor olabilir. Bu videonun konusu da değil. Bu o videoyu da farklı bir şekilde yaparız. Şimdi burada ferritinin üzerinden gitmek lazım. Ferritinin laboratuvar değeri genelde şöyle oluyor. 12 ile 150 arasında. Çok geniş bir değer. Yaklaşık 10 katlık bir değer farkı var. Bu şu demek. 20 ile giden bir arabayla 200 ile giden bir araba aynı hızdadır. Aynı hızda mıdır? Değildir. E dolayısıyla ferritini 13 olan adamla 150 olan adam aynı değildir. Şunu demeye çalışıyorum. Senin demirin normal aralıkta. O zaman sen iyisin. Değilsin. Değilsin. Nasıl olabilirsin? Bu fark ne kadar normal olabilir? Şimdi bak ben sana farkı anlatayım. Burada çok basit bir hikaye var. Bu arada bu konudaki sayılar netleşmiş değil. Çünkü işte burada gebeler var, kadınlar var, erkekler var, haşimotosu olanlar var, tiroid kanseri öyküsü olanlar var. Yani o kadar farklı burada grup var ki bu ferritinin normalini bulmak imkansız. Fakat böyle farklı veriler, farklı çalışmalarla toplanmış kaba taslak bir değerlendirme var. Kaba taslak değerlendirme şu. Ferritin minimum 30’un üstünde olmalı. Minimum. Eğer huzursuz bacak var ise şayet tiroid hormonuna yanıt yok ise, yani ferritini 30’un üstündeyse, kişinin huzursuz bacağı var ise, yani böyle gece sürekli bacağını sallıyor, sallama ihtiyacı hissediyor ve bu nedenle yatamıyor, rahatsızlık hissediyor ise ki

9:30 bununla demir eksikliğinin bağlantısı çok nettir. Hedefimiz ferritini 50’nin üstünde tutmak. Fakat bazı çalışmalarda diyor ki ya 50’nin üstünde tutmak da bazen işe yaramıyor. Biz bu kişilerde demiri, yani ferritini 100’ün üstünde tutalım. 100’ün üstüne çıkarttığınızda artık demirle ilgili bir sorun yok demektir. Geri kalan her şey tiroid hormonu dengelenmesi ve yaşam tarzıyla ilgili olur. Bu arada şunu da söyleyeyim, bu ferritin aynı CRP gibi davranır. Hani var ya iltihapta artan değer. Yani dolayısıyla siz soğuk algınlığınız varken, işte gripken ya da bir idrar yolu enfeksiyonunuz varken, yani vücudunuzda bir iltihabi reaksiyon varken, CRP’niz yüksekken ferritin baktırdıysanız normalde beklediğimiz ferritin değerinden daha yüksek çıkar ve sizi kandırır. Yani dolayısıyla CRP’niz yüksekken, hastayken ferritin baktırdığınızda bu değer doğru değer değildir. Yani onu düşünmeniz lazım. Yani kısaca açıklayayım, hedefimiz ferritini, birinci hedefimiz 30’un üstünde tutmak, yanıt vermesi 50’nin üstünde tutmak. En son çare, eğer çok komplike bir hastaysa, çok sorunlu bir durumdaysak ferritini bir sorun, bir engel yok ise 100’ün üstünde tutmak en önemli nokta. Artık bence demirin burada tiroid hastalığıyla ilgili ne kadar kritik bir yere sahip olduğunu biliyorsunuz, kaça çıkartacağını da biliyorsunuz. Bundan sonra top sizde. Ben size bırakıyorum. Demir konusunda bence başka hiçbir sorunumuz kalmadı. Kendinize iyi bakın. Hoşça kalın.