Ketojenik Diyet Hakkında Her Şey | Dr.Can

Süre:

Oynatıcı, düğmeye bastığınızda YouTube'dan (youtube-nocookie.com) yüklenir. YouTube'da izleyin

Video açıklaması

Diyet döneminde hem insülini kontrol etmek, açlığı durdurmak, kabızlığı önlemek ve metabolizmayı hızlandırmak bir ihtiyaç. İşte tüm bunlar için size harika bir ürün tasarladım.

Açıklamanın tamamı

Ketojenik diyet düşük karbonhidrat ve yüksek yağ tüketimi ile yapılan, vücutta kan keton düzeyinin belirli bir yoğunluğun üzerinde tutulduğu bir beslenme tarzı.

Özellikle medikal amaçlar ile kullanılabilen ketojenik diyeti kilo verme ve insülin direncini kırma sürecinde de kullanabilirsiniz.

Bu videoda sizi için, ketojenik diyet nedir? sorusunu cevaplayıp, ketojenik beslenmenin kullanılabileceği durumları sıraladım. Ayrıca ketojenik beslenmede dikkat edeceğiniz noktalar, sık sorulan sorular ve ketojenik beslenme tiplerinden de bahsettim.

Uyarı: Videoda bahsedilen hususlar ve verilen öneriler bir uzmana danışmadan uygulanmamalıdır. Oluşabilecek zarar ve kayıplardan Dr. İsmail Can Çiftçi sorumlu tutulamaz.

Otomatik döküm

Bu metin videonun otomatik altyazısından çıkarıldı; düzeltilmedi, hata içerebilir. Doğrusu videodaki anlatımdır.

0:00 Selamlar, ben Doktor Can. Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Bugün aslında bana çok sık sorulan bir sorunun cevabını vermek istiyorum. Ketojenik diyet. Ketojenik diyetle ilgili birçok ayrıntı var. Ben klinikte çok fazla kullanıyorum ve bununla ilgili klinik deneyimim çok fazla var. Yalnız ketojenik diyetle ilgili internet üzerinde inanılmaz yazılar var. Gerçekten doğruluk payı var fakat yanlışlar o kadar fazla ki kişilerin kendine zarar verme olasılığı %100. Dolayısıyla ketojenik diyetle ilgili bilmeniz gerekenleri tek bir videoda toplamak istiyorum. Ki bu videonun açıklama kısmında ketojenik diyetle ilgili yazdığım yazıları bulabilirsiniz, kaynaklarımı bulabilirsiniz. Bunları kesinlikle paylaşmanızı rica edeceğim. Çünkü ketojenik diyetle ilgili doğru bir algı oluşturmak Türkiye’de çok önemli. Ketojenik diyet çok kaliteli bir silah fakat doğru hedefe yönelttiğinizde. Doğru hedefe yöneltmezseniz bu silahın namlusu kendinize dönüyor. Şimdi ketojenik diyetin birinci basamağı nedir? Ketojenik diyetin tanımı. Şimdi ketojenik diyet düşük karbonhidrat ve yüksek yağlı beslenmeye bağlı bir diyet. Bu diyette kandaki keton cisimlerinin miktarı yükseliyor ve bu keton cisimlerinin miktarı yükseldikten sonra vücut ketonları kendi enerji kaynağı olarak kullanıyor. Neden? Çünkü keton yağların metabolizması sonucu ortaya çıkan bir madde ve bunu vücutta farklı bir alternatif enerji kaynağı bulunmadığı ketonları bulundurursanız vücut ketonları kendi enerji kaynağı olarak kullanmaya başlıyor ki keton kan beyin bariyerinden geçtiği için beyin

1:38 hücreleri tarafından da kullanılabiliyor. Bu ne demek? Bunun aslında ne kadar önemli olduğunu bir sonraki başlıkta anlatacağım. Dolayısıyla düşük karbonhidrat ve yüksek yağlı beslenme sonucu vücuttaki keton miktarı artıyor. Ketonları siz düşük karbonhidrat aldığınız için vücut kendi enerji kaynağı olarak görülüyor ve vücut ketonları enerji olarak kullanıyor. Şimdi ketojenik diyet kimler için? Birinci olarak ketojenik diyet nörolojik hastalığı bulunanlar için. Bu nörolojik hastalıklardan bazıları beyin tümörü, Parkinson ve Alzheimer ki bahsettiğimiz Alzheimer hastalığı son yıllarda demansa yani bunamaya sebep olan en önemli hastalıklardan biri. Bu hastalıkların tamamında beyin hücrelerinin fonksiyonlarında bozulma ya da benzer elektriksel sinyallerde bozulma oluyor. Ketonun bir özelliği de nöronları yani beyin hücrelerini stabilize etmesi. Yani bu hastalıkla beraber ortaya çıkan bu kötü tabloyu rahatlatmak için beyin hücrelerini doğru bir yola sokmak için keton oldukça değerli ki bahsettiğimiz Alzheimer hastalığının diğer lakabı da tip 3 diyabet. Neden? Çünkü beyin hücrelerinin glikoz kullanım metabolik süreçleri bozuluyor. Bu sürece siz eğer glikozu dışlar, ketonu içeri alırsanız dolayısıyla hastalığın ilerleyişinde ciddi bir sekme oluşturabilirsiniz bir sekte oluşturabilirsiniz. Bir diğer konu kesinlikle anti-aging. Çünkü ketojenik beslenme vücuttaki hücre metabolizmasını tamamen değiştiriyor. Hücrelerin daha az glikoz kullanmasını sağlıyor ve glikoz kullanımının ciddi miktarda azalması

3:16 demek metabolitlerin azalması demek, hücrelerin daha iyi korunması demek. Bir diğer konu metabolik hastalıklar. Bu metabolik hastalıkların çoğu hormonal bozukluklara bağlı, kiloya bağlı ve bu ikisi aslında kilo kontrolüyle beraber ketojenik diyetin birinci odak noktasını oluşturuyor. Yani ketojenik diyet sadece nörolojik hastalıklarda veya sadece yaşlanmayı engellemede kullanılmıyor. Ketojenik diyet metabolik hastalıklara, kilo problemlerinde de ciddi şekilde kullanılabiliyor. Şimdi ketojenik diyet yapmak istiyorum fakat hangi tipi seçeceğim? Bu çok önemli çünkü insanlar ketojenik diyet dediklerinde tek bir şey akıllarına geliyor. Yüksek yağ alacağım, düşük karbonhidrat alacağım ve devam edeceğim. Yanlış. Bu aslında bilgi kirliliğinden veya bilmemekten kaynaklanıyor. Ketojenik diyetin çok farklı tipi var ki ketojenik diyet yapılırken kişinin hastalığı veya ne istediği çok önemli. Siz eğer medikal bir problemi olan bir kişide keton seviyesini yüksekte tutmazsanız fayda sağlayamazsınız. Mesela epilepsi. Fakat siz eğer kilo kontrolü sağlamak isteyen bir kişide keton seviyesini yüksekte tutmaya çalışırsanız hata edersiniz. Çünkü bu insanların çok yüksek keton seviyelerine ihtiyacı yok. Bu insanların yağ yakım metabolizmasını değiştirmeye ihtiyacı var. Bunun için keton seviyesini çok yüksekte tutmaya ihtiyacı yok. Dolayısıyla belli tipler belli kişilerde daha değerli. Nedir? Standart ketojenik diyet medikal amaçlarla kullanılıyor ve standart ketojenik diyetin tüm kalorilerin içinde %90’lık kısmı bu

4:52 kalorilerin yağlardan karşılanıyor genelde. Diğer tip yüksek protein. Yüksek proteinli diyetler aslında sporcular ve kilo sorunu olan kişilerde kullanılıyor ve daha ılımlı bir ketojenik diyet ve protein oranı da yüksek. Dolayısıyla spor yaparken vücut gelişimini de bir yandan engellememiş oluyorsunuz ki burada %60’lık bir yağdan bahsediyoruz. Bir diğer tip MCT’li. MCT ne demek? Medium chain triglyceride yani orta zincirli triglyceride’ler. Ne demek orta zincirli triglyceride’ler? Yağ tiplerinin belli bir kısmı orta zincirli triglyceride içerir. Bunlardan en önemlisi Hindistan cevizi yağıdır. Hindistan cevizi yağı gibi MCT içeren bir yağ tüketirseniz MCT’nin karaciğerden ketonlara metabolizma olması, metabolize olması daha kolay olduğu için çok hızlı bir keton oluşumu sağlayabilirsiniz ki bu durum aslında ketojenik diyete başlayan kişilerde ketozu hızlı sağlamak için kullanılabilecek bir şey. MCT’li diyetlerde genelde yaşam tarzını çok değiştirmek istemeyen ya da hareketli bir hayatı olan fakat bir yandan da ketojenik diyet yapmak isteyen kişiler için önemli. Çünkü basit, diğerlerine göre basit. Ketojenik diyette dikkat edilecek şeyler de var. Bunlara aslında çok dikkat etmeniz lazım. Çünkü lafta kalıyor. Yani sıvı alımını yükselt. Şimdi sıvı alımını yükselt dediğinde sanıyor ki kişi sıvı alımı herkes için lazım, yapmasam da olur. Fakat ketojenik diyetin bir diüretik etkisi var. Yani sıvı atıcı bir etkisi var. Sıvıyla beraber mineral de kaybediyorsunuz. Siz eğer sıvı alımı ve mineral alımı yapmazsanız

6:32 vücudunuz ciddi miktarda zarar görebilir. Dolayısıyla sıvı alımı ve vücuttaki elektrolit dengesi çok önemli. Bunun için aslında bir hekime görünmeniz lazım. Çünkü bu elektrolitleri sık sık kontrol etmeli ve gerekliyse takviye etmeli. Bir diğer konu lif alımı. Karbonhidrat miktarı düşük olduğu için ketojenik beslenmede lif alımı da kısmen düşük olabiliyor. Bu aslında bir refleks yani doğru besinleri tercih ederseniz lif alımını sağlayabilirsiniz. Fakat genelde insanlar geçmiş tecrübelerine, geçmiş beslenme alışkanlıklarına dayanarak karbonhidratları çıkardıkları için lif alımı da çok eksik kalıyor. Buna da dikkat etmeniz lazım. Yani ne yapıyoruz? Ketojenik diyetin mantığını bir yana bırakıyorum yani yüksek yağ, düşük karbonhidrat alımını bir yana bırakıyorum. Bununla beraber mutlaka sıvı alımına dikkat etmelisiniz, mutlaka elektrolit alımına dikkat etmelisiniz, mutlaka yeterli lif almalısınız. Günde 28-35 gram arası. Şimdi ketojenik diyetle ilgili bana çok sık sorulan sorular var. Bunlardan biraz bahsedeceğim çünkü aslında mantığı da bu sık sorulan sorular üzerinden devam ettirmek istiyorum. Birincisi keto flu. Keto flu ketojenik diyet gribi diye de geçiyor. Keto flu’nun basit iki sebebi var. Birincisi mineral ve sıvı kaybı, diğeri de vücudun keton cisimciklerini kullanmaya alışması. Yani vücudun metabolik süreçlerinin neredeyse tamamını değiştiriyorsunuz. Glikoz yerine keton koyuyorsunuz. Bambaşka bir yolak, bambaşka enzimler kullanılıyor ve

8:07 dolayısıyla bu ketonları kullanırken vücut bir süre afallıyor. Bu birkaç gün sürüyor ve bu afallama sürecinde kendinizi halsiz, yorgun, bitkin hissedebilirsiniz. Bu çok doğal. Bunun sürmemesi gerekiyor. Bir diğer konu aslında sıvı alımı ve elektrolit alımı ile ilgiliydi. Magnezyum kaybı özellikle magnezyumun yanına sodyumu da ekleyebiliriz. Magnezyum ve sodyum kaybı vücutta ciddi halsizlik yapar, vücutta ciddi kırgınlık yapar ve gribe benzer bir tablo oluşturur. Bu tablonun ismi de keto flu. Yalnız keto flu’yu 1-3 gün arasında sürdürmek gerekiyor. 1-3 günden daha fazla sürerse bir yerde hata yapıyorsunuz. Ya karbonhidrat miktarını biraz yükseltip daha rahat bir şekilde beslenmeye başlamalısınız ya da yanlışı bulmalısınız. Bir diğer konu ketojenik diyetle intermittent fasting beraber yapılabilir mi? Bir önceki videomda fasting sürecini anlatmıştım. Fasting aslında vücuttaki keton miktarını artırıyor. Dolayısıyla ketojenik diyetle beraber harika bir şekilde uygulanabilir. Yalnız burada vücudun tüm kalori ihtiyacını, tüm yağ ihtiyacını birkaç öğünde, birkaç saate sığdırmak zor. Onun için aslında ciddi bir deneyim istiyor. Yapılabilir, deneyimli olmanız lazım. Bir diğer konu lifler karbonhidrat miktarına dahil mi? Bu bana sanırım en sık sorulan soru. Lif tüketimi karbonhidrat tüketimine dahil değil. Çünkü lifler midede ve bağırsaklarda sindirilemeden dışkı yoluyla atılır. Dolayısıyla aslında lifi

9:43 kullanmıyorsunuz ve karbonhidratlar içerisine sayılmasına rağmen lifleri karbonhidrat sayımına dahil etmemeniz lazım. Yoksa “Ya ben 1 gram işte badem yiyorum ya da bir tane biber yiyorum. Karbonhidrat hakkım doluyor diyebilirsiniz çünkü total karbonhidrattan lifleri çıkartmanız lazım. Bir diğer konu, ketozise girdiğimi nasıl anlarım? Bu soruyu da bana çok sık soruyorsunuz. Ketozise girdiğinizi doğru olarak net olarak kan veya idrar tahliliyle anlayabilirsiniz. Yalnız kan tahlili ve idrar tahlili yaptırmak zor. Herkes için kolay değil. Bir klinikte takip olmuyorsanız, bir hekim tarafından takip olmuyorsanız muhtemelen kendi başınızın çaresine bakmanız gerekecek. Bunun için birinci yol ketosticks, yani eczanelerde satılan keton çubuğu. Bunu idrarınıza batırarak rengine göre keton aralıklarını bulabiliyorsunuz. Bu kullanılabilir. Bunu kullanmak istemiyorsanız ketozise girdiğinizde nefes değişikliğiniz olur. Daha fazla sıvı çıkışı olur. Daha fazla idrar yapmaya başlarsınız. Yaptığınız idrarların kokusu değişik olur ve ketoflu olur. Bunlara dikkat ederek tahminen ketozise girdiğinizi anlayabilirsiniz. Bir diğer konu, ketojenik diyette kolesterolüm yükseldi. Bu normal mi? Bunu hastalarım çok soruyor. Ketojenik beslenme yüksek yağ alımı yapıldığı için kan yağlarını yükseltme eğiliminde. Yalnız kan yağlarının ya da total kolesterolün miktarı son zamanlarda artık değerlendirilen bir

11:21 parametre değil. Birbirlerine mutlaka oranlanmalı, yani total kolesterol bölü HDL ya da işte LDL’nin HDL’ye oranı gibi. Bu tip parametreler çok da önemli. Sizin eğer HDL’niz yükseliyorsa, LDL’niz düşüyorsa veya LDL boyutunuz yükseliyorsa doğru yoldasınızdır. Total kolesterolün yükselmesi çok bir anlam ifade etmiyor. Ki siz eğer kalori kısıtlaması yapıyorsanız, bunu kilo vermek için uyguluyorsanız muhtemelen kan yağlarınız toparlanacaktır. Bir diğer konu, son sorum. Ketojenik diyeti ne kadar süre yapmalı? Bu sorunun cevabı aslında ne için ketojenik diyet yaptığınızla alakalı. Çünkü eğer ketojenik diyeti medikal bir amaçla yapıyorsanız hastalık geçene kadar veya hekiminizin ne kadar bunu reçete ettiğiyle ilgili bir şey. Yalnız siz eğer bunu kilo korumak için yapıyorsanız, bunu yaşlanmayı engellemek için yapıyorsanız veya metabolik hastalıklar için yapıyorsanız sürenin çok bir önemi yok. Yapacağınız şey keton seviyesini çok yüksekte tutmamak. Keton seviyesini eğer düşük seviyelerde tutarsanız ve karbonhidrat miktarını biraz yükseltirseniz ketojenik beslenmeyi sonsuza kadar yapabilirsiniz. Fakat gerçekten ketojenik diyet yapıyorsanız hastalığınız geçtiğinde veya yapmak istediğiniz hedefe vardığınızda ketojenik diyeti düşük karbonhidratlı beslenmeyle değiştirmeniz lazım. Burada kavramlar birbirine çok benzer. Ketojenik diyet yaklaşık 50 gramın daha altı karbonhidrat alımını tavsiye eder.

12:58 Düşük karbonhidratlı beslenme ise 100 gramın altında karbonhidrat alımını tavsiye eder. Yani aslında ketojenik diyetin daha ılımlı bir formu düşük karbonhidratlı beslenme. Yani siz eğer ketojenik diyetle hedefe varıyorsanız ketojenik diyeti yavaş yavaş bırakıp düşük karbonhidratlı beslenmeyle sonsuza kadar devam edebilirsiniz. Ketojenik diyetle ilgili benim aklıma gelen, çok sık sorulan soruları cevapladım. Aslında çok önemli faktörleri de sizlere açıkladım. Yalnız burada kalori hesabı, makro hesabı, yiyilebilecek besinler, yiyilemeyecek besinler gibi konuları ben sizin yorumlarda belirtmenizi istiyorum. Şayet ki bu konuyla ilgili çok yorum gelirse bu merak ettiğiniz hususlarla ilgili farklı bir video daha çekmeyi düşünüyorum. Çünkü ketojenik beslenme çok ayrıntılı bir beslenme ve en az 5-6 video çıkartabiliriz buradan. Sizin aslında fikrinize veya bu konuya ne kadar değer verdiğinizle alakalı olarak yeni videolar yapmayı planlıyorum. Sonuç olarak ketojenik diyet doğru yapılması gereken, doğru yapıldığında çok kaliteli bir silah. Bunun haricinde yanlış yapıldığında, kişilerin tek başına uyguladığında, destek almadığında kendilerine zarar verebilecek bir beslenme tarzı. Dolayısıyla mutlaka çok iyi dikkat etmelisiniz. Bilmeniz gereken her şeyi yazdığım bir kaynağım var. Bu kaynağın linkini videonun açıklama kısmına bırakacağım. Yorumlarınızı mutlaka bekliyorum. Bu arada videoyu beğenmeyi ve yeni videolardan haberdar olmak için kanala

14:33 abone olmayı unutmayın. Mutlu ve sağlıklı günlere. Hoşça kalın.