Bu 3 Besini SİNDİREMİYORSUN ve Çözümü Biliyorum!
Süre:
Video açıklaması
Bazı besinleri sindiremediğini hissediyorsun. Bu durum halsizlikten, şişkinliğe, duygu durumundaki değişikliklerden, cilt problemlerine kadar birçok soruna sebep olabilir.
Açıklamanın tamamı
Bu videoda sana gerçekten sindirmekte zorlandığın 3 besini ve bu besinleri nasıl daha iyi sindirebileceğinden bahsedeceğim.
Uyarı: Videoda bahsedilen hususlar ve verilen öneriler bir uzmana danışmadan uygulanmamalıdır. Oluşabilecek zarar ve kayıplardan Dr. İsmail Can Çiftçi sorumlu tutulamaz.
Otomatik döküm
Bu metin videonun otomatik altyazısından çıkarıldı; düzeltilmedi, hata içerebilir. Doğrusu videodaki anlatımdır.
0:00 Şimdi sana çok tuhaf bir şey söyleyeceğim. Beni dikkatli dinle. Bazı yiyecekleri yiyorsun ama aslında hiç yememiş gibisin. Yani yiyorsun ama sindiremiyorsun, parçalayamıyorsun ve hücrelerine ulaşmıyor. Sen sanıyorsun ki günün sonunda ben karbonhidratımı aldım, protein ihtiyacımı tamamladım. Vitaminlerimi demim, her şey harika. Fakat sindiremediğin hiçbir şey senin değil. Bunun için yorgunsun. Çünkü vitamin alamıyorsun. Vitamin eksikliğin var. Doktora gidiyorsun. Hocam bana vitamin yaz diyorsun. yazıyor. E bu vitamin emmen için yağla beraber emmen lazım. E bu yağı sindiremediğin zaman aha sana vitamin bir işe yaramıyor. Vitamin seviyelerin biraz yükseliyor. Hop yine düşüyor. Yiyecekleri sindiremiyorsun. Yiyecekler bağırsaklarında kalıyor, mayalanıyor bakteriler tarafından ve gaz oluşuyor. Yahu bira içmiyorsun, bira göbeğin var. Bu nasıl iş? 20 yaşına kadar hiç alerjisi olmayan bir adamsın ya da kadınsın mesela. 20 yaşından sonra çok garip alerjilerin çıkıyor. Niye? Çünkü yiyecekleri sindiremediğinde sindirilmemiş parçalara karşı bağışıklık semi reaksiyon oluşturur. Bir tehdit olarak algılar. Bak bu listeyi ben sabaha kadar uzatırım. Fakat işin özü şu: Yiyecekleri sindiremiyorsun. Abi ben sana birazdan sindiremediğin üç önemli besini anlatacağım ve bunları nasıl çözeceğinden bahsedeceğim. Çözüm videonun sonuna doğru gelecek. Birinci konu laktoz süt şekeri. Biz bu sütü bebeklikte harika sindiriyoruz. Annemizin sütünü muazzam sindiriyoruz. Çünkü laktaz denen enzimiz var. Fakat bu laktaz zamanla sütten kesildikten sonra azalmaya başlıyor. Azalıyor, azalıyor, azalıyor. En sonunda biz bu sütü çok az sindirebilir hale geliyoruz. Lakta sindiremediğinizde de bağırsağınıza
1:39 şişkinlik, ishal ve rahatsızlık hissi oluyor. Diğer besinlerin de emilimini bozuyor. Bazı hastalıklar özellikle egzama gibi cilt hastalıklarıyla da ilişkili. Ülkemizde yapılan bir çalışmada 22 yaşın üzerinde laktoz intoleransının %80’lere vardığı görülüyor. Fark edeceksiniz ki Türkiye dünyadaki diğer ülkelere göre en azından bir kısmına göre laktoz intoleransı daha fazla. Biz genetik olarak daha çok Asya grubuna benziyoruz ve bu Asya grubunda da dikkat ederseniz tabii ki farklı Asya grupları var ama mesela Japon kültüründe, beslenme kültüründe neredeyse hiç süt yok. Bunlar yiyecekleri zaman da işte soya sütü, soyalı bir şeyler yiyorlar ya da çok iyi mayalıyorlar. Şimdi bana yoğurt, kefir, peynir demeyin. Bakın bunların içerisinde mayalandığı zaman laktoz azalıyor ama sıfıra inmiyor ve bazı insanlar laktoza çok duyarlılar. Yani sıfır olmadıkça ki ne kadar mayalarsanız mayalayın sıfır olmaz. Bu yiyecekler insanlarda rahatsızlık oluşturuyor. Sizde işe yarıyor olabilir mayalamak ama herkeste yaramaz. Dikkat edin aklınızın bir köşesinde olsun. Diğer konu Fodmap ve fruktanlar. Bunlar sebzelerin, meyvelerin içerisinde bulunan lif ve yapılar. Bu yapılar genelde sindirimi zor yapılar. Bakın ben size bir hikaye anlatayım. Bir kişi sağlıklı beslenme kararı alır. Soğan yer, sarımsak yer, brokoli yer. Bazı meyveleri yer. Yah yer ama bomba gibi olur. Sindiremez. Şişer, kabuz olur. Sonra dönüp kendine der ki, “Ulan, sağlıklı besleniyorum. Nasıl şişiyorum? Nasıl kabız oluyorum bu bağırsaklar? Niye böyle oldu? Bak ben sana söyleyeyim. Sen sağlıklı beslenmeyi
3:16 salata yemek ve kefir içmek olarak algılıyorsan bu salataya koyduğun soğan, sarımsak, brokoli ve diğer sebzeler içerisinde bulunan o fodmap grubu lifler nedeniyle sindirilemiyor ve sindirilemediği zaman bağırsaktaki bakteriler onları mayalıyor. Gaz oluyor, şişkinlik oluyor. Hatta bu gazın işte tipine göre ishal oluyor, kabızlık oluyor. Bunlar seni perişan ediyor. Hatta bak sana şöyle bir şey söyleyeyim. Karın ağrısı varsa, dışkı kıvamında değişiklik varsa, kabızlık ya da bazen ishal atakları oluyorsa IBS diyoruz biz bu hastalığa. Y başka bir tanı yoksa IBS diyoruz. Yapılan bir çalışmada IBS hastalığında Foldmap grubu liflerin kısıtlanmasının hastaların şikayetlerini azalttığı gösteriliyor. Yani aslında IBS dediğiniz şey de sindirilemeyen liflerin oluşturduğu bu gaz ve bakteriyel değişikliğin sonucu olabilir. Dolayısıyla IBS bile aslında sindirim sorunu olabilir. Bir diğer konu yağları sindirememek. Bizim milletimiz yağlı yemeği seviyor. Yemeği yiyor. Sonrasında midenin üst kısmında bir baskı hissi, bir dolgunluk. Yemek sonrası böyle midesi ekşiyor, geğiriyor, işte yanıyor. Herkes de reflü sanıyor. Mide ilacını basıyor, antiasiti basıyor. Abi tık yok. Rahatlamıyorlar. Sonrasında ne oluyor? İşte birkaç yıl sonra devam ediyor falan. Hop işler daha da kötü hale geliyor ve dönüp diyor ki, “Ne yersem yiyeyim şişiyorum.” Bak ben sana söyleyeyim. Safra keseni aldırmış olabilirsin. Ulan memleketteki herkesin safra kesesi alınmış. Safra kesen alınmamış olsa bile taş ya da çamurun olabilir. Mide asidin yetersiz olabilir. Sindirim enzimlerin aktifleşmiyor
4:52 olabilir. Çünkü bazı sindirim enzimlerinin aktifleşmesi için mide enzimi lazım, mide asidi lazım. safra asidin eksik olabilir ya da şeker hastasısındır. Kullandığın herhangi bir ilaç ya da şeker hastalığın kendisi pankreasın salgı kaynağını bozuyor olabilir. Dolayısıyla yağı ve proteini sindiremiyor olabilirsin. Yağı sindiremediğinde ne olur biliyor musun? Yağ bağırsaklarından suyu çeker isal olursun. Yapışkan, kötü kokulu bir ishaldir bu. Bağırsaklarında yağ kalırsa bağırsaktaki kötü bakterilerin sayısı artar. Kötü bakterilerin sayısı artarsa ne olur? geçirgen bağırsak olur. E geçirgen bağırsak neye sebep olur? Depresyona sebep olur. Cilt sorunlarına sebep olur. Hayatını karartır adamın. Yani sindirim sorunu bak nelere sebep oluyor. Şimdi ben sana bu şikayetlere sahipsen ne yapacağını anlatacağım. Birincisi yemeklerden 30 dakika önce bir ik dilim zencefil ya da kara indiba çayı. Bu senin safra salgının salınmasına sebep olur. Bitörps diyorlar bunlara. Acı bitkiler. Bu acı bitkiler sindirim enzimlerinin salınmasını sağlarlar. E yemekten önce alırsan ne olur? Sindirim enzimlerini aktive edersin. Mutlaka yiyecekleri çok iyi çiğnemen lazım. Ağzında lapa kıvamına gelecek. Sonra yutacaksın. Yiyeceklerle beraber su, çorba, cacık gibi sindirim enzimlerini seyreltecek sıvılar tüketmeyeceksin. Yemek sırasında televizyon, konuşma ya da sosyal medya gibi aktiviteleri kullanmayacaksın. Çünkü sindirim, sindirimin kendisi sakin bir iştir. Parasempatik sistemin işidir. Rahatlık işidir. Onun için doğada her canlı yemek yer yatar. Çünkü sindirmesi için sakin olması lazım. E abi ne
6:30 olacak? Sen sosyal medyaya bakmışsın. Yok o onu öldürmüş, yok bu bunu bir şey yapmış. E bunlarla beraber sen yiyeceği tabii sindiremezsin. E bir de tabii ki sindiremediğin yiyecekleri tespit edip miktarını azaltmak lazım. Ama bu her zaman yeterli değil. Çünkü birden fazla yiyeceği sindiremiyorsan bunların miktarını azaltmak ya da kesmek kişinin yaşam kalitesini çok bozuyor. Bu durumda ne yapmak lazım abi? Sindirim enzimi vermek lazım. E Canan şimdi yeni mi aklına geldi bu derseniz eskiden sadece safra ve pankreas enzimi içeren domuz kaynaklı ürünler vardı. Bunları da zamanda veriyorduk ya da lazım olduğunda ama herkes istemiyordu, kabul etmiyordu. Bir de bunlar sadece yağ ve proteinler üzerine etkiliydi. Fakat işin içerisinde lif var, süt var. Biraz anlattım. E bu lif ve sütü ne sindirecek? Şu anda piyasada artık lifleri sindiren işte selülaz içeren, prote içeren, amilaz içeren, laktaz içeren, tüm enzimleri beraber içeren kombinasyonlar var. Bu kombinasyonlar bitkisel kaynaklı yiyecekleri iyi sindirmeni sağlıyor. Bağırsağın dengeli olmasını sağlıyor. Ve böylece birden fazla sindiremediğin şey varsa bunlar çok iyi geliyor. Fakat bunları seçerken birkaç tane şeye dikkat etmen lazım. Tabii ki marka vermeyeceğim ama dikkat edeceğin şeyleri verirsem zaten seçeceğin ürünler genelde belli oluyor. Ham madde patentli olacak. bir çünkü patentli olduğu zaman üzerinde genelde çalışma yapılmış oluyor. Ne kadar verileceği biliniyor. Nasıl etkisi olduğu biliniyor. Patentli olacak. Kapsül bağırsakta açılacak. Çünkü enzimin aktifleşeceği yer bağırsak
8:07 sindirim asitleriyle birleşecek. Bağırsakta açılacak ve bunlar beraberinde mutlaka mutlaka çeşitli vitaminlerle gelecek. Çünkü sindirim sisteminin dengesi bir yandan da özellikle B grubu vitaminlere bağlı. Şimdi bunları toparlarsak bu tip eee kombinasyonları alabilirsiniz, kullanabilirsiniz. Zaman ve para kaybetmezsiniz. Sonuç olarak bak sibo da olsan, hazımsız da olsan, yiyecekleri sindiremiyor da olsan, geçirgen bağırsakta olsan, bu iş sindirimde başlıyor. Ne kadar iyi sindirirsen o kadar iyi halledersin. Dolayısıyla sindirmek için yapman gerekenleri biliyorsun. Neyi sindiremediğini muhtemelen biliyorsun. Bunları beceremezsen yani sindirmen için gerekenleri yapamazsan sindirim enzimi kullanabileceğini biliyorsun. Benden günah gitti. Bu videoyu beğendiysen beğenmeyi, yeni videolardan haberdar olmak için kanala abone olmayı unutmayın. Mutlu ve sağlıklı günlere hoşça kalın.
